Kiralık Arabayla Malezya’da Kaza Yapıp Karakola Düşmek

Malezya gezi notları diye başlık atmak isterdim ama o kadar sevimli geçmedi Malezya gezimiz. 🤷🏻‍♀️ Tayland’dan Malezya’ya geçtik uçakla 4 Ocak 2017 günü. Tayland gibi havası, şehri, doğası, mobiletle gezmeleri ile aklımızda kalan bir ülkeden sonra Malezya bizi havaalanından itibaren tüm reklam afişlerindeki başörtülü modellerin fotoğrafları, ingilizce konuşan insanı ve bürokratik şehir havasıyla karşıladı. Bir başörtülü olarak açıkcası beni rahatsız etti makyajlı, etekleri uçuşan başörtülü kadınları boy boy reklam afişlerinde görmek. Bu kadar ortaya konacak olsaydı kadına başörtüsü emredilmezdi. Bu başka bi konu.

Malezya, Kuala Lumpur’a inince ilk iş biz şehri keşfe çıktık. Aklımızda motor kiralamak vardı ama şehirde motorsiklet kiralama piyasası yoktu, araba kiraladık biz de 5 günlüğüne.

Arabayla gezmeye başladığımız gün

Arabayla güzel gezdik 5 gün boyunca. Lankkavi adasına gittik bir geceliğine arabamızı otoparka bıraktık, adadan araç kiraladık. Malezya’da esasında öyle çok gezilecek bir yer yok. Biz elektronik ürünler çok ucuz diye alışveriş yapacağımızı planlayarak gittik daha çok. Amerikadan daha uygun fiyata MacBook Pro ve GoPro5 aldık. Gezilecek yerler yazınca çıkan avm ve tekno marketleri gezdik. Bir avm düşünün içinde tamamen elektronik satılsın.

Low Yat Plaza-Tamamı elektronik ürün satan mağazalar

Artık dönüş yoluna geçtik Kuala Lumpur’a gidiyoruz. Ertesi gün arabayı teslim edeceğiz 5 saat sürdü şehre varmamız. Gece saat 11:45 te otelin önüne geldik, Olgun arabayı durdurup sinyal verdi. Yol boş. U dönüşü yapıp karşı şeride geçip arabayı parkedecekken direksiyonu kırmasıyla kafasında kaskı olan iki Malezyalı ve motosikletleri yola savruldu. “Allahım”,dedim “buraya kadarmış”. ” “Ömrümü hapishane ziyaretlerinde geçireceğim.”

Bir motosikletliye çarptık ama bölünerek çoğaldılar sanırım. Onlarca motorsikletli birden etrafımızı sardı. Olgun sanırım şoka girdi. Yerde yatan iki kişi, insanın eli ayağı titriyor görünce. Birkaç şehir magandası da gelmiş Olgun’a omuz atıp, söyleniyor. Yahu kardeşim bu adam bile isteye mi çarptı, bi defolun gidin. Adam yaralıların yanına yaklaşamıyor kalabalıktan. Ben eğilip yerde yatan kişiye baktım, genç bir kadın. Başörtülü, kot pantolonlu klasik bir Malezyalı. Allahtan İngilizce konuşuyor halk, Tayland gibi değil. “İyi misin” dedim. Başını salladı. “Biri ambulans çağırsın” diye bağırdım. Birileri aradı. Diğer düşen adam ayağa kalkmış, “ben iyiyim” diyor. Neyse ambulans geldi biz hastaneye gittik. Kızın başında bekliyoruz. “Ailene haber vereyim mi, benden istediğin bişey var mı, iyi misin, biz burdayız” gibi şeyler söylüyorum ; “Sadece arkadaşımı çağırın, aileme veya başkalarına haber vermeyin” diyor. Dedim var bu işte bi iş. Adama bakıyorum ortalarda yok. Kıza dedim ki “arkadaşın yok, hastanede değil.” Çantasından telefonunu almamı istedi ve rehberden “my love ” yazan kişiyi arayıp kulağına tutmamı istedi. Bende ampüller yandı o an. 💡 Bunlar karı-koca olsaydı halimiz haraptı ama sevgiliydiler ve kimsenin duymasını istemiyorlardı. Kız bana ailesinin başka şehirde olduğunu söyledi. Bizden hiçbirşey istemediklerini söyledi. Doktorlardan bilgi aldık. Kırık, çıkık yoktu ve devlet karşılıyordu masrafları. Derin bir nefes aldık, şükrettik ve ifade vermek için karakola gittik.

Eğer Mozambik’te birine çarparsanız ve Mozambik polis karakoluna düşerseniz vay halinize. Malezya karakolu kadar şirin bir karakol ben hayatımda görmedim. Bir polis kızı olarak hep girip çıktım emniyet binalarına ama bizden ifade alan polis memuru kadar sevimli bir polis memuru da görmedim. O kazadan sonra böyle bir karakol beni de Olgun’u da çok rahatlattı. İfade verirken ehliyetimizin kaç yıllık olduğunu sordu polis amcamız ve biz süresiz dedik. Nasıl süresiz dedi şaşırdı. Malezya’da 5 yıllık ehliyetler varmış. Sonra bir daha ehliyet alınıyormuş. Biz “ölünce ehliyetin süresi bitiyor” deyince amca bir kahkaha attı. 😅

İfadesi alınırken çaktırmadan memurun fotoğrafını çeken Olgun’u bulunuz

İfadeyi yazdık. Sonra bizi sanırım amirine yönlendirdi sevimli polis amcamız. Amir, Olgun’un önüne bir kağıt bir kalem koyup “kazayı çiz” dedi. Çizince de “siz suçlusunuz” dedi. Bir an bi sessizlik oldu. Ben dayanamayıp “ne kadar para ödeyeceğiz, cezamız ne” dedim. Amir karşısındaki memurla göz göze geldi sonra bize dönüp “cezanız yok” dedi. “Hiç mi yok” dedim. ” Hiç yok. Hiçbirşey ödemeyeceksiniz” dedi. 😳Allaaaah dedim içimden. “Peki ülkemize gidebilir miyiz” dedik. “Evet gidebilirsiniz” dedi.

Canım Malezya Polis Karakolu çalışanları, hiç üzmediler korkuyla karakola gelen bu turistleri. 🤗 Çıktık karakoldan. Arabayla otel arıyoruz. Gece saat 4. Sabah 4 desem daha doğru olur. Otele varmamıza az kala bomboş sokaklarda karşımıza bir polis arabası çıktı. Arabayı o halde görünce tabi, polis memuru gelip “iyi geceler. Ne yapıyorsunuz” dedi. “Kaza yaptık. Karakoldan geliyoruz. Otele gidiyoruz. Turistiz. ” dedik. “Alkol var mı” dedi. “Biz müslümanız” dedik. Güldü ve gitti.

Otele girip yorgunluktan pert olmuş şekilde yattık ve ben Olgun yanımda olduğu için o kadar şükrettim ki o sabah. Karakoldaki polis “biri ölseydi bu kazada siz yüklü bir tazminat öderdiniz ve hapis yatardınız” dedi. Düşünemiyorum bile.

Annemin anneannesi mutfakta yürüyerek U dönüşü yaparken bacakları birbirine dolanınca düşüp öldü. Ölüm bu kadar ani olduğu için yerde 5 metre sürüklenen insanların ölmesi de Allah’ın “Ol” demesine bakardı. Binlerce kez şükürler olsun. Biz çok ucuz atlattık. Araba sigortalıydı. “Kaza olursa maksimum şu kadar ödersiniz” dedikleri bir sözleşme imzalamıştık. Arabayı şirkete anlaştığımız gibi teslim ettik.

Arabayı bırakınca Tioman adasına gidip, sezonu olmadığı için ucuza oda bulduğumuz mükemmel bir tatil köyünde internetsiz telefonsuz 4 gün geçirdik. Tam bir kafa dinlemeydi. Odanın iki girişi vardı. Birinden havuza, diğerinden sahile adım atıyorduk.

Tiamon Adası- Biraz daha uzaklaşınca çekseymiş keşke beni Olguncuum(!)

Out of topic: “Türkiye Malezya oluyor” diye bas bas bağırıyordu zamanında birileri televizyonlarda. Bizim ülkemizde müslümanın müslümana saygısı yokken, mahalle baskısı varken; Malezya yaklaşık %60 müslüman, %20 budist %10 hristiyan nüfusa sahip ve SAYGI var. Bu bas bas bağıranların yüzde kaçında saygı var bi bakmak gerek.

Sadece Malezya’da değil, 3.dünya ülkesi olan Mozambik’te bile saygı var. Dine, ten rengine bakmaksızın, insana insan olduğu için saygı var.

Tüm yüklerimiz bu iki çantadan ibaretti. Ben yine kendimi taşıyordum. 

Malezya bizde kaza dolayısıyla pek hoş anılar bırakmadı. Tioman adasını tavsiye ederim. Sezonunda eminim çok kalabalık oluyordur. Malezya’da 10 gün kalıp Singapur’a geçtik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir