Afrika’da Bakıcı-Yardımcı-Hizmetçili Lüküs Hayat

Yurtdışında doğum yapmış tüm annelere sabırlar dileyerek söze başlamak isterim. Zira zor zanaat anadan ayrı analık yapmak.

Mozambik’e taşınınca şirket bir bayanın haftada bir gün eve gelip, evi temizleyebileceğini söyledi ve ben direk reddettim. 70 metrekare bir eve yerleşmiştik, ikimiz de çalışıyorduk hafta içi ve ben haftasonları gerekli temizliği yapıyordum. Ne zaman ki ben hamileliğimde 35 haftayı geride bıraktım ve 110 metrekare bir eve taşındık, o zaman eve birini yardımcı olarak almayı düşündük.

Bir müslüman/yaşlı, bir hristiyan/genç bayandan memnun kalmayıp yolları ayırdıktan sonra 3. adayımız Narcicia ile tanıştık. Selim bir aylıkken geldi evimize ve yaklaşık 11 aydır birlikteyiz.

Bu ülkede evinize bir yardımcı- bakıcı- hizmetçi aldığınız zaman sabah 7/8- akşam 5/6 tam mesai evde ne ihtiyacınız varsa yaptırabiliyorsunuz. Yemek yapmayı öğretebilirsiniz. Sadece temizlik yapabilir. Bebeğiniz varsa bebeğinize bakabilir ya da hem bebeğe bakıp, hem temizlik yapabilir. Bu evin hanımının isteğine göre değişiyor. Bazı evlerde, kalabalık ailelerde evde iki tane yardımcı da olabiliyor. Bu şekilde çalışanların ücretleri 50 dolardan başlıyor, 100 dolara kadar çıkıyor. Günlük değil, aylık bu ücretler. Buranın asgari ücreti gibi birşey. Polis memurlarının maaşları da 80 dolar civarından başlıyor, kademe kademe artıyor. Günlük 3 dolara bir kadın isterseniz bebeğinize bakıyor, isterseniz ocaktaki muhallebinizi karıştırıyor, evi dip köşe temizliyor ve daha bir sürü şey.

Peki bu insanlar nasıl geçiniyor? Kendi yaptıkları gecekondu evde yaşıyorlar. Pazardan alışveriş yapıyorlar ve kendi muhitlerinde fakirin fakire göre, zenginin zengine göre fiyat biçtiği mağazalardan veya tezgahlardan alışveriş yapıyorlar. Fakiri çok fakir, zengini çok zengin Mozambik’in. Kimse sokakta dilenmiyor çünkü sokakta yaşayana, evsize dönüp bakmıyorlar bile. Cami çıkışlarında müslümanlardan yardım, para dilenen müslüman Afrikalılar var. Yani müslüman müslümana dileniyor.

Yardımcı meselesi biraz şans meselesi çünkü bu ülkede önü alınamaz bir hırsızlık var. Benim şansım Narcicia’nın düzenli kliseye giden iyi huylu bir hristiyan olması, içki içmiyor olması, çocuğunun olması-deneyimi, benden önce bir Türk’ün evinde çalışmış olması. Müslüman olup olmaması beni zerre kadar üzmüyor çünkü bu ülkede de, dünyada da ‘müslümanların ahlak yoksunu olanlarından olacaksa olmasın daha iyi’ görüşündeyim. Dinine değil, insanlığına bakıyorum ben karşımdakinin. Öncesinde bir müslümanla çalışmıştım evimden birinci gün çaydanlığımı, ikinci gün halımı, üçüncü gün mandallarımı istediği ve her beni boş bulduğunda kendini acındırıp para istediği için işe başlamasının 4.sabahında yollarımızı ayırdık kendisiyle. Burada tanıdığım tanıştığım herkes hristiyan çalışana sahip ve müslüman deneyenlerin de hep ağzı yanmış. Bilmediğim istisnalar elbette vardır ve kaideyi bozmaz. Keşke müslümanların böyle bir intibası olmasa ama olmuş.

Bu ülke, yaşamak için fazlasıyla asosyal bir ülke ama böyle bir artısı var.  Çünkü parayla adam tutup her işini yaptırabiliyor. İşçilik ucuz. Hayat, gelişmiş ülkedeki sosyal hayatı tatmamış,görmemiş olan afrikalıya güzel.

Güvendiğim dağlara nazar yağmadan yazımı sonlandırıyorum. Seviyorum kız seni Narcicia. Hiç bozma, böyle devam. ✌😎

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir